Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

ANASAYFA | Kurumsal değil, durumsal habercilik!

Yukarı Çık

Top

Bu kez zafer ekonominin! Peki ya din?

Bu kez zafer ekonominin! Peki ya din?

 

Bu makale, 15.04.2014 tarihinde Polemik.com.tr’de yayımlanmıştır.

Ekonomi ve din.

Yani bu dünya ve öbür dünya.

Yüzlerce yıldır kıtalarda süren dünyevi liboşlar ile uhrevi dinciler arasındaki güç savaşı, Türkiye’de kutsal ittifakla 12 yıldır sulh içinde.

Büyük ustalık!

*

Muhafazakar siyasetin Türkiye’ye modellediği ümmet ekonomisi sayesinde ülkenin son krizleri kısmen aştığı doğru.

…Ve Müslüman liboşların zaferinin -biraz da sıcak Arap sermayesiyle- tescillendiği gerçek.

Bu kısmi başarının temelinde yatan neden, dünyadaki örneklerinin aksine; Türkiye’de dincilerin parayı, liberallerin de dinin önemini (!) yeniden keşfetmiş olmasıdır.

Saadet zincirine dönen cemaatleri takvanın değil, paranın ayakta tuttuğunu dinciler anlamış; liboşlar da yeşil sermayeyi küçümserse daha az kazanacağını görerek, kutsal ittifakın temellerini Türkiye’de birlikte atmıştır.

*

Ta ki; yetki paylaşımında taraflardan biri diğerinden daha fazla isteyene kadar!

Bazılarına göre bu tarih 17 Aralık (yolsuzluk ve rüşvet operasyonu), bana göreyse 7 Şubat (MİT krizi).

Bu saatten sonra;

Nedir arkadaş bunların birbiriyle alıp veremedikleri” gibi malum soruların cevabı aslında tektir;

Para ve güç.

Özetle; AK Parti’ye defalarca seçim kazandıran ekonomi ve din arasındaki sulh bozulmuş, çıkarcıların ittifakı çökmüştür.

*

En sevdiğim soru:

Peki şimdi ne olacak?

Despot muhaliflerin sandığı kadar halk kör değil, aslında görüyor.

Vatandaş yolsuzluk yapıldığını, rüşvet alındığını, parasının çalındığını biliyor ama önceliği o değil.

Bu dünya kadar öbür dünyaya da yatırım yapan vatandaşın aslında ekonomiyi değil; çoğu kez dini değerleri öncelediğini artık görüyoruz.

*

Peki bu iki değer arasında bi’ dünya fark olmasına rağmen AK Parti dindar ve liberal kesimi 12 yıldır aynı çatı altında toplamayı nasıl mı başardı?

Ekonomi kötü giderse dini söylemler dilden düşmüyor; Dini açıdan uygunsuz davranışlar ortaya çıkınca da seçimleri ekonomi kurtarıyor!

Örneğin:

Piyasalar çalkantıdayken makaracıların Bakara Suresi’nden duaları nasıl şükürcüleri geçmişte oyaladıysa,

Bugün de işler dini açıdan yolunda gitmediğinde (hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet) durumu -yani seçimi- ekonomik göstergeler kurtaracak.

*

Şimdi birbirinin arkasını kollayacak ekonomi ve din çıkarcıları ittifakından artık bahsedemeyeceğimize göre, yeni bir iktidar ya da yönetim şeklinin ayak seslerine hazırlıklı olmalıyız.

Umalım ki;

Cumhurbaşkanlığı seçimleri bu yıl yerel seçimlerde olduğu gibi arafta geçmesin ve Türkiye her hafta yeni bir hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, tape, operasyon veya yasaklarla savaşmak zorunda kalmasın…

Yoksa bu makaranın biteceği yok.

 

Yorum Yaz