Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

ANASAYFA | Kurumsal değil, durumsal habercilik!

Yukarı Çık

Top

Uluabat’ta satılık ada

Uluabat’ta satılık ada

Osmanlı süvarilerine yüzyıllar önce kendi adasında yağız atlar yetiştiren Halil Bey’in bugünkü torunları, Uluabat Gölü’ndeki 2 bin 134 dönümlük Halilbey Adası’nı satılığa çıkardı. “1. derece SİT ve arkeolojik kazı alanı” olan doğa harikası adaya milyonlarca dolar isteyen aile, Büyükşehir’in Uluabat Gölü’nü Marmara Denizi’ne bağlayacak “kanal” projesinden de oldukça umutlu.

Adını Apolyont Tapınağı’ndan alan Uluabat (Apolyont) Gölü’nün en büyük adası Halilbey, 6 ana hissesiyle birlikte satılık…  1. derece SİT ve arkeolojik kazı alanı olan adanın sahiplerinden Halil Sincan ve Ömer Sincan, adada bugün organik büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapıyor.

Organik tarım ürünlerinin yanı sıra et, süt, yumurta gibi organik hayvancılık ürünlerine olan talep her geçen gün artarken, Halil Bey’in son kuşak torunları Halil ve Ömer Sincan, adada tamamen doğal ortamda üretim yapıyor. Organik yumurta ve organik tavukların yanı sıra, küçük baş ve büyük baş hayvanların kendi ekosisteminden beslendiğini anlatan Sincan kardeşler, “organik” belgeler almak için resmi girişimleri de başlattı.

“DAHA UYGUN ŞARTLARDA KULLANILSIN” DİYE SATILIK

Gölün en büyük adası olan Halilbey’de yüzyıllar önce Osmanlı İmparatorluğu süvarilerine yağız atlar yetiştiriliyor, en stratejik savaşlar da bu adadan çıkan atlarla kazanılıyordu. Adını, o atların yetiştiricisi
Halil Bey’den alan adanın bugün ki sahipleri yani Halil Bey’in torunları ise, kamp ve turizm faaliyetlerine uygun 2 bin 134 dönümlük bu doğa harikası adayı “daha uygun şartlarda kullanılabilmesi” için satma kararı aldı.

 

Osmanlı hanedanının, Uluabat Gölü’nde süvarilerine at yetiştiren Halil Bey’e hediyesi olan tapulu ada, yüzyıllar sonra ilk kez el değiştiriyor.

TEKLİFLERE RET…

Ülke genelinde tanınan bir isimden aracılar kanalıyla gelen teklifi geri çeviren aile, şimdi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin gündemindeki “Uluabat Gölü’nü Marmara Denizi’ne bağlayacak kanal projesi”ni bekliyor. Proje hayata geçirildiğinde bölgedeki turizm faaliyetlerinin artacağını öngören aileye göre, adanın yeni sahibi bungalov tarzı evler yaptırırsa adanın değeri birkaç yıl içinde yarı yarıya artacak.

DEFİNECİLER VE AVCILAR, ADAYI SAHİPSİZ SANIYOR

Definecilerin delik deşik ettiği adaya hem bekçilik yapan hem de organik hayvancılıkla uğraşan Halil Sincan ve Ömer Sincan kardeşler, burada kaçak kazı yapan sayısız defineci yakaladıklarını ve makinelerine el koyduklarını anlattı. Avcılarla da büyük mücadele verdiklerini, herkesin adayı sahipsiz sandığını belirten Sincan ailesi, Halilbey topraklarının ancak kanunlara uygun bir turizm yatırımıyla rahat edebileceğine inanıyor.

BÜYÜKŞEHİR ULUABAT’A KANAL AÇIYOR

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Marmara Denizi ile Uluabat Göl’ü arasındaki 30 kilometrelik hattın
(dere) aynı Nil Nehri’nde olduğu gibi tekne turlarına açılmasını planlıyor. Bölge ekonomisini turizmle kalkındırmayı amaçlayan proje, adadaki mülklerin de değerini iki katına çıkaracak. O nedenle Halilbey Adası hariç, bölgedeki tüm satışlar nedeneyse askıya alındı, Kanal Uluabat
projesinin ayrıntıları bekleniyor.

HALİLBEY ADASI’NA DAİR…

Uluabat Gölü’ndeki 2 bin 134 dönümlük Halil Bey Adası’na, Uluslararası Leylek Şenliği’nin yapıldığı Eskikaraağaç Köyü’nden gidiliyor. Adanın yüzde 5’ine imar hakkı tanınırken, yüzyıllardır ayakta duran zeytin ağaçları adayı baştan sona sarıyor. Kendine ait ekosistemi bulunan adada bugün organik hayvancılık yapılıyor. Osmanlı hanedanına atlı süvari yetiştiren Halil Bey’e Karacebey,
Mustafakemalpaşa, Akçalar, Gölyazı gibi yerlerde 6 bin dönüm arazi verilirken, 12 kilometre sahili olan Halilbey Adası bunlardan yalnızca biri.

NEDEN EKOLOJİK BÖLGE OLMASIN?

Yeşili ve temiz havasıyla huzur veren Halilbey Adası tam anlamıyla ekolojik turizm ve organik tarım merkezi. Temiz hava ve yeşil manzarasıyla ekolojik yaşam çiftliğine uygun hale getirilebilecek ender adalardan olan Halilbey eğer ekolojik yaşam merkezi olursa; her türlü kültürel, sanatsal, sportif faaliyetlere ev sahipliği yapabilir.

Türkiye’nin çeşitli tatil bölgelerindeki ekolojik köy projeleri; eko-tarım, eko-turizm ve milletlerarası
kültür alışverişinin sağlanması için stratejik öneme sahip. Türkiye’nin pek çok ilindeki ekolojik köy projesi Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçiyor. Ekolojik köy projesi ile insanların doğa ile iç içe yaşayabileceği, stresli kent ortamından uzaklaşıp huzurlu bir yaşamın ve ihtiyaçların topraktan karşılandığı, köy hayatının getirdiği doğayla ve çevreyle uyumlu bir hayat tarzını sunuyor. Bungalov evlerde pansiyon hizmetleri verilerek, bölge köylüsüne de gelir sağlanıyor.

Yorum Yaz